Haftanın Anketi
  • "Özür diliyorum" kampanyasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
  • Gereksiz ve yersiz
  • Önemli ve yerinde
Piyasalar
$Usd Alış : 1.5465
$Usd Satış : 1.5540
£Euro Alış: : 2.1169
£Euro Satış: : 2.1271
Gazete 1. Sayfaları
Ahmet N. Güvener
21.10.2008

Ahmet Hakan ile ilgili bir sürü tespit yaptım. Neden birden çok yazı yazdığımı açıklayayım: çünkü Ahmet Hakan’ı çok önemsiyorum.

 

Ahmet Hakan’ı önemsiyorum, çünkü Ahmet Hakan, güven ve iktidar arzusuyla yanıp tutuşan taşralı bir gencin ruh hallerini anlamaya çalışacak kimseler için eşsiz bir proto-type’dır. Peyami Safa romanlarına taş çıkartacak bir titizlikle Ahmet Hakan’ı irdelemeniz ve tahlil etmeniz halinde, bütün türdeşlerinin her türden zaafını ve komplekslerini çözmüş olursunuz.

 

Bu sefer derin gitmeyeceğim. Ancak Ahmet Hakan karikatürünün Numan Kurtulmuş’un tutmayacağı ile ilgili kehanetini ve eşsiz saptamalarını ele almakta fayda var. Dedik ya, Ahmet Hakan’ı çözmek, türdeşlerinin bütün davranış kalıplarını ele veren bir envantere kavuşturacak bizi.

 

Ahmet Hakan Numan Kurtulmuş’u tutmaz, çünkü Numan Kurtulmuş ona zevkle ve iştihayla yuğurup duracağı oyun hamurlarından vermez. Ahmet Hakan’a, Ali Müfit lazımdır. İstediklerini yapınca yaklaşacağı, istediği olmayınca ağız dolusu çemkirebileceği prematüre kulis politikacıları sever çünkü küçük beyimiz.

 

Küçük kelimesini cirmen ve zekaveten kendisine pek yaraştırdığım Ahmet Hakan Numan Kurtulmuş’u neden tutmaz. Zira, Ahmet Kekeç’in birkaç gün önce uzun kulaklı dediği Ahmet Hakan için Kurtulmuş, karşılıklı oturup dedikodulardan bahsede bahsede iğreti kahkahalarla güleceği birisi değildir. Ahmet Hakan, “Geçen gün sert kahvemi içtim ve Marx okuduğum ortaokul günlerimi hatırladım” dediğinde, Numan Kurtulmuş ona bıyık altından gülebilecektir. Kurtulmuş eminim ki, Ali Müfit veya kafaladığı diğer politikacılardan farklı olarak, bu “sert kahve ve Marx” zokasını yutmayacaktır.

 

Ahmet Hakan Numan Kurtulmuş’u tutmaz, çünkü Numan Kurtulmuş, “Ben politikacının bana faydası dokunanı severim” ahlakına meyletmiş kimselerin ağzına bal çalmamıştır şu ana kadar. Herhalde bunu, Kurtulmuş’u yakından tanıyanlar da teyid edeceklerdir.

 

Tabi bir de Mehmet Bekaroğlu faktörü var. Malum Ahmet Hakan bir dönem Bekaroğlu’na epey gaz vermişti Saadet Partisi genel başkanlığı için. Şaka yollu başlayan takılmaların nasıl bir gazlamaya dönüştüğünü pek az kimse bilir. Sanırız Bekaroğlu da tıpkı Şener gibi Ahmet Hakan’a fazla güvenenlerden. Ahmet Hakan da bu dostluğa binaen olsa gerek tüm argümanlarını Bekaroğlu’nun kitabından ve özel sohbetlerinden devşirmiş. Ancak bu meselede fena çuvallamışa benziyor. En iyisi Ahmet Hakan manken yemlemeye geri dönsün. Bahsidiğer…

 

Dedim ya kısa tutacağım. Ama birkaç hususu da belirtmeli. Küçük beyimizin Numan Kurtulmuş’u tutmayışı ucuz bir taktik de olabilir. Ne demişti Ahmet Hakan’ın ağa babası Ertuğrul Özkök dinlemeye takılan bir görüşmesinde Güneş Taner’e: “Başbakanın Mesut telefonlarıma çıkmıyor. Yahu şeytan diyor ki, git Ankara’ya, yap bir röportaj sağlı sollu. Sonra barış. Bak o zaman nasıl iyi olur.” Kim bilir, belki de niyeti budur!

 

Ancak ben baştaki görüşümde ısrarlıyım. Ahmet Hakan’a Numan Kurtulmuş gibi siyasetçiler ağır gelir. Ahmet Hakan için, günde beş posta diklenip durduğu Tayyip Erdoğan daha iyidir. Tayyip Erdoğan’ı altedecek tek alternatif denilerek genel başkan adaylığı haber yapılan Numan Kurtulmuş’a umutla bakması gereken Ahmet Hakan’ın tedirginliği çok açık aslında. Şarkı güftelerinden siyasi yol haritası çizen, sokak jargonunu karizmasının temeline oturtan Tayyip Erdoğan’ın varlığı, Ahmet Hakan düzeyinden siyaset yorumlayanlar için bulunmaz nimettir. Ya Numan Kurtulmuş başbakan olursa ne olacak? Herhalde Ahmet Hakan bu yaştan sonra oturup küreselleşme ile alakalı kitaplar, neo-liberal politikaların eleştirisine hasredilmiş bilimsel tezler okuyacak değil? En iyisi mi, Numan Kurtulmuş tutmasın ve Milli Görüş tekrar yükselişe geçmesin!

 

Numan Kurtulmuş’a karşı yükselecek itirazların bir gerekçesi de  bu düzeysizlik olacak. Bakalım Numan Kurtulmuş’un iktisat bilgisi, “kötü para, iyi parayı kovar” ilkesini, “düzeyli siyaset, müptezel tavırları boğar” ilkesine kalbedecek mi? Zira, çıktığı yolda Numan Kurtulmuş’u bekleyen en büyük tehlike, müptezelliklerine ortak ve muhatap arayan düşkün tipler olacaktır. Fakat şahsen ben, Numan Kurtulmuş’un bu tuzaklara  karşı dikkatli olmayı öğrenecek ölçüde büyük bir sabır sürecinden geçtiğine inanıyorum. Umarım inancım doğru çıkar.

 

 

 



Bu Yazı 2917 Kez Okunmuş
Yorumlar Toplam Yorum Yapılmış
Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılmamış
Link Bankası