Haftanın Anketi
  • "Özür diliyorum" kampanyasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
  • Gereksiz ve yersiz
  • Önemli ve yerinde
Çok Okunan Yazılar
    Piyasalar
    $Usd Alış : 1.5465
    $Usd Satış : 1.5540
    £Euro Alış: : 2.1169
    £Euro Satış: : 2.1271
    Gazete 1. Sayfaları
    Ahmet N. Güvener
    12.11.2008

    Milletvekili olma hakkını kazanan Merve Kavakçı’nın bu hakkının aleni bir biçimde gaspı, Türk siyasetinin karanlık sayfalarından birisi olarak hafızalara kazınmıştır. Yıllar, hatta on yıllar da geçse, Merve Kavakçı ismi Türk siyasetinde önemli bir isim olarak varlığını sürdürecektir. Kendisini tanımam, ancak takip ettiğim kadarıyla gördüğüm o ki, bu unutulmazlığın sebebi, kendisinin üstün meziyetlerinden ziyade uğradığı çirkin muameledir.

     

    Hanımefendinin meziyetlerini ve azmini hafifsemek niyetinde değilim elbette. Başına gelen meş’um hadisenin ardından o alacakaranlık döneminde hukukî takibata uğramış, çocuklarını yetiştirme derdinde bir hanım olarak linç kampanyasının tam ortasında kalmıştı. Ne yazık ki, slogan kahramanı mücahit İslamcılarımızdan gereken desteği pek de göremedi. Örgütlü ve direngen siyasî hareketlerin özgürlük kampanyasına dönüştürebileceği bu haksızlıkların muhatabı olarak Kavakçı da bir süre sonra Türkiye’yi terk etti ve kendisini akademik çalışmalara verdi.

     

    Merve Kavakçı Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşıyorsa da, gündem gerektirdikçe demeç ve açıklamalarıyla medyada görünüyor. Türkiye ve gündemi hakkında çeşitli yorumlarda bulunuyor.

     

    Merve Kavakçı doğal olarak başörtüsü olayıyla birinci dereceden ve yoğun olarak ilgili. Bu hususta evrensel bir şöhrete bile sahip. Ancak başörtüsü konusunu her vesileyle konjonktüre uygun benzetmelere konu etmesini şaşkınlıkla izliyorum.

     

    Söz gelimi şu sıra dünyada herkes, Obama’nın başkanlığa seçilmesinden kalkarak ırk ayrımcılığı ve genel anlamda ayrımcılık üzerine sözler sarf ediyor. Merve Kavakçı’nın da 8sütun’da yayımlanan röportajında aynı şeyi yaptığını görünce şaşırdım.

     

    Ne demiş peki röportajda Merve Kavakçı? Merve Hanım’a göre, başörtülüler bu ülkenin zencileri imiş. Başörtülülere yönelik ayrımcılığı göz önüne aldığımızda bu söz elbette doğrudur. Başörtüsü yasağını uygulayan, bu yasağı meşrulaştırma çabasında olan, bu yasak üzerinden kendi hükümranlıklarını sürdürenler, tıpkı zenci yakan o beyaz efendiler gibi davranmaktalar. Ve lâkin, başörtülüler bu ülkenin zencileridir yargısı, meseleyi fazlaca yuvarlamak olsa gerek.

     

    Eğer başörtülüler bu ülkenin zencileri ise, yani iktidarların kolayca alıp satabildiği, hakları olmayan bir kitle ise, nasıl oluyor da, tüketim şehvetiyle bu denli esrimiş türlü çap ve ebatta şunca mütesettire kadına tesadüf ediyoruz. Siz hiç en pahalı jeeplere binip, en trendy mağazalardan onbinlerce doları bir çırpıda harcayıp çıkan köleler gördünüz mü Allah aşkına? Yazın ayrı memlekette, kışın ayrı memlekette tatillere giden, 14 yaşındaki trikotaj işçisi kızların 3 ayda kazandığı paraya eşarp alan örtülü kadın mı zenci? Başbakan gibi konuşmak istiyorum: Sevsinler böyle zenciliği!

     

    Bence bu ülkenin zencileri, her türden ayrıma tabi olan bütün sosyal sınıf ve katmanlardır elbette. Ancak asıl zenciler, ekonomik refahtan pay alamayan yoksul sınıflardır. Yüz binlerce dolarlık lüks arabaya kurulmuş kızcağızla apartman merdiveni temizleyerek çocuklarına bakan kadını, sırf taktıkları örtüden ötürü zenci saymak, herhalde çok kaba ve yuvarlak bir tasnif olur. Bu ülkenin zencileri arasında çok miktarda başörtülü kadın olduğu kesindir. Düşük maaşlara çalışan, vitrinden uzak tutulan, zengin kocaları-şöhretli babaları olmadığı sürece siyasetin ancak hamallığını yapabilen pek çok başörtülü kadın vardır. Ama bu kadınlar  başörtülü oldukları için değil, gelir adaletsizliği ve Türk muhafazakarlarının ahbap-çavuş ilişkilerini esas alan anlayışlarından ötürü ezilmektedirler.

     

    Uzun ve ayrıntılı bir yazı gerektiren bu hususu burada keselim. Belki de, röportaj sınırları dahilinde söz söylemenin getirdiği bir zaaf dolayısıyla Merve Kavakçı sanırım eksik ifadelerde bulunmuş. Fakat bu yazı sadece Kavakçı’nın son sözlerine yönelik değildir. Çokça yapılan isabetsiz bir genellemeye eleştiri olmak üzere kaleme alınan bu satırların amacı, yoksulluk ve gelir adaletsizliği yok sayılarak, başörtüsü yasağının yekpare bir kitle oluşturduğu zannına kapılmanın yanlışlığına işaret etmektir.

     



    Bu Yazı 2623 Kez Okunmuş
    Yorumlar Toplam Yorum Yapılmış
    Mehmet / 12-11-2008 20:36
    Peki siz zenci misiniz?
    Hanımefendi Amerika`daki siyahların uğradığı ayrımcılıktan bahsetmiş. Ve sonra da, "Ayrımcılığı yaşayanlar bilir" diyerek erkeklerin başörtüsü yasağı ele almamasını istemiş. Bu yasağı erkeklerin anlamasının zor olduğunu söylemiş. Peki bir şeyi merak ettim: Acaba hanımefendi Amerikalı bir siyah mıdır? Amerikadaki siyahlara uygulanan ayrımcılık hakkında sizin ne kadar konuşmaya hakkınız varsa, erkeklerin de başörtüsü ayrımcılığı hakkında konuşmaya o kadar hakkı vardır. Ben de yazar gibi düşünüyorum. Ekonomik sömürü yok edilmeden çözüm olmaz.

    seher deniz / 12-11-2008 14:04
    not
    Hariçten gazel 2 başlıklı yorumum yarıda kesilmiş, niye acaba? Sansür mü uygulanıyor yorumlara?

    kardeşiniz / 12-11-2008 12:44
    seher hanım
    Seher hanım nasıl etkilenildiğini elbet bir bayan daha iyi hisseder ama şu da var ki sayın güvenerin dediği gibi pahalı jeeplere binmek pahalı başörtüleri almak ve pahalı yaşamak. Bunların zencilikle bir alakası yok. Başörtüsünü bu şekilde konuşarak yuvarlayarak hem başörtüsüne hem de memlekette bana dokunmayan yılan bin yaşasıncı bir müslüman tipi. Ben müslümanım örtülüyüm zaten beni kamuya sokmuyorlar o zaman bir yazlık en pahalı jeep başörtüsü ve eğlence benim de hakkım diyen açların içinde müslümanlık doğuyor farkındamısınız.

    seher deniz / 12-11-2008 11:03
    hariçten gazel 2
    Ayrıca bir ayrımcılığın nasıl birşey olduğunu yaşayanlar bilir, erkeklerin bu konuda fazla konuşmasını yersiz buluyorum. Spike Lee

    seher deniz / 12-11-2008 11:02
    hariçten gazel 1
    Başörtülü kadınlar elbette yekpare bir kitle oluşturmuyor ama yine de eğitim ve kamu çalışma alanında ve özel sektörün pek çok kurumunda dışlanarak vatandaşlık haklarından mahrum bırakılıyorlar. Aslına bakacak olursanız ABD de eşit vatandaşlık haklarını söke söke almadan önce de ABD deki siyahlar arasında sınıf farklılıkları vardı, hepsi yoksul değildi. Ama sosyal ve siyasi olarak dışlanmışlık yaşıyorlardı, iki grup arasında bu açıdan benzerlik var, Merve Hanım bu açıdan haklı.

    Link Bankası