|
|
İsrail ve Filistin büyükelçileri canlı yayında -4
İzlenim 2274 |
|
|
İsrail ve Filistin büyükelçileri canlı yayında-3
İzlenim 2052 |
|
|
İsrail ve Filistin büyükelçileri canlı yayında-2
İzlenim 2047 |
|
|
İsrail ve Filistin büyükelçileri canlı yayında
İzlenim 2118 |
|
|
Rayyan Onbinler Tarafından Uğurlandı
İzlenim 2458 |
|
|
Bombanın düştüğü an ve `şahadet` sesleri
İzlenim 2632 |
|
|
İSRAİL SALDIRISI
İzlenim 2611 |
|
|
Güllerin Efendisi
İzlenim 2356 |
|
|
Kanuni :)
İzlenim 2648 |
|
|
Gariplere Müjdeler olsun
İzlenim 2469 |
| $Usd Alış | : | 1.5465 |
| $Usd Satış | : | 1.5540 |
| £Euro Alış: | : | 2.1169 |
| £Euro Satış: | : | 2.1271 |
Milletvekili olma hakkını kazanan Merve Kavakçı’nın bu hakkının aleni bir biçimde gaspı, Türk siyasetinin karanlık sayfalarından birisi olarak hafızalara kazınmıştır. Yıllar, hatta on yıllar da geçse, Merve Kavakçı ismi Türk siyasetinde önemli bir isim olarak varlığını sürdürecektir. Kendisini tanımam, ancak takip ettiğim kadarıyla gördüğüm o ki, bu unutulmazlığın sebebi, kendisinin üstün meziyetlerinden ziyade uğradığı çirkin muameledir. Hanımefendinin meziyetlerini ve azmini hafifsemek niyetinde değilim elbette. Başına gelen meş’um hadisenin ardından o alacakaranlık döneminde hukukî takibata uğramış, çocuklarını yetiştirme derdinde bir hanım olarak linç kampanyasının tam ortasında kalmıştı. Ne yazık ki, slogan kahramanı mücahit İslamcılarımızdan gereken desteği pek de göremedi. Örgütlü ve direngen siyasî hareketlerin özgürlük kampanyasına dönüştürebileceği bu haksızlıkların muhatabı olarak Kavakçı da bir süre sonra Türkiye’yi terk etti ve kendisini akademik çalışmalara verdi. Merve Kavakçı Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşıyorsa da, gündem gerektirdikçe demeç ve açıklamalarıyla medyada görünüyor. Türkiye ve gündemi hakkında çeşitli yorumlarda bulunuyor. Merve Kavakçı doğal olarak başörtüsü olayıyla birinci dereceden ve yoğun olarak ilgili. Bu hususta evrensel bir şöhrete bile sahip. Ancak başörtüsü konusunu her vesileyle konjonktüre uygun benzetmelere konu etmesini şaşkınlıkla izliyorum. Söz gelimi şu sıra dünyada herkes, Obama’nın başkanlığa seçilmesinden kalkarak ırk ayrımcılığı ve genel anlamda ayrımcılık üzerine sözler sarf ediyor. Merve Kavakçı’nın da 8sütun’da yayımlanan röportajında aynı şeyi yaptığını görünce şaşırdım. Ne demiş peki röportajda Merve Kavakçı? Merve Hanım’a göre, başörtülüler bu ülkenin zencileri imiş. Başörtülülere yönelik ayrımcılığı göz önüne aldığımızda bu söz elbette doğrudur. Başörtüsü yasağını uygulayan, bu yasağı meşrulaştırma çabasında olan, bu yasak üzerinden kendi hükümranlıklarını sürdürenler, tıpkı zenci yakan o beyaz efendiler gibi davranmaktalar. Ve lâkin, başörtülüler bu ülkenin zencileridir yargısı, meseleyi fazlaca yuvarlamak olsa gerek. Eğer başörtülüler bu ülkenin zencileri ise, yani iktidarların kolayca alıp satabildiği, hakları olmayan bir kitle ise, nasıl oluyor da, tüketim şehvetiyle bu denli esrimiş türlü çap ve ebatta şunca mütesettire kadına tesadüf ediyoruz. Siz hiç en pahalı jeeplere binip, en trendy mağazalardan onbinlerce doları bir çırpıda harcayıp çıkan köleler gördünüz mü Allah aşkına? Yazın ayrı memlekette, kışın ayrı memlekette tatillere giden, 14 yaşındaki trikotaj işçisi kızların 3 ayda kazandığı paraya eşarp alan örtülü kadın mı zenci? Başbakan gibi konuşmak istiyorum: Sevsinler böyle zenciliği! Bence bu ülkenin zencileri, her türden ayrıma tabi olan bütün sosyal sınıf ve katmanlardır elbette. Ancak asıl zenciler, ekonomik refahtan pay alamayan yoksul sınıflardır. Yüz binlerce dolarlık lüks arabaya kurulmuş kızcağızla apartman merdiveni temizleyerek çocuklarına bakan kadını, sırf taktıkları örtüden ötürü zenci saymak, herhalde çok kaba ve yuvarlak bir tasnif olur. Bu ülkenin zencileri arasında çok miktarda başörtülü kadın olduğu kesindir. Düşük maaşlara çalışan, vitrinden uzak tutulan, zengin kocaları-şöhretli babaları olmadığı sürece siyasetin ancak hamallığını yapabilen pek çok başörtülü kadın vardır. Ama bu kadınlar başörtülü oldukları için değil, gelir adaletsizliği ve Türk muhafazakarlarının ahbap-çavuş ilişkilerini esas alan anlayışlarından ötürü ezilmektedirler. Uzun ve ayrıntılı bir yazı gerektiren bu hususu burada keselim. Belki de, röportaj sınırları dahilinde söz söylemenin getirdiği bir zaaf dolayısıyla Merve Kavakçı sanırım eksik ifadelerde bulunmuş. Fakat bu yazı sadece Kavakçı’nın son sözlerine yönelik değildir. Çokça yapılan isabetsiz bir genellemeye eleştiri olmak üzere kaleme alınan bu satırların amacı, yoksulluk ve gelir adaletsizliği yok sayılarak, başörtüsü yasağının yekpare bir kitle oluşturduğu zannına kapılmanın yanlışlığına işaret etmektir.