Haftanın Anketi
  • "Özür diliyorum" kampanyasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
  • Gereksiz ve yersiz
  • Önemli ve yerinde
Çok Okunan Yazılar
    Piyasalar
    $Usd Alış : 1.5465
    $Usd Satış : 1.5540
    £Euro Alış: : 2.1169
    £Euro Satış: : 2.1271
    Gazete 1. Sayfaları
    Ahmet N. Güvener
    10.11.2008

    Devleti idare edenlerle liberaller arasında ara ara yaşanan flörtlerden birisi daha sona ermiş görünüyor. Demokrat Parti’nin kuruluş yıllarında ve Turgut Özal’ın güçlü olduğu dönemlerde hep tanık olduk bu yakınlaşmaya. Ancak bu flörtlerden bir türlü beklenen evlilik haberleri çıkmadı. Bu sefer de aynısı oldu. Şaşırmadık…

     

    Bu ayrılıktan sonra ne olacak peki? Liberaller bir biçimde kendilerine yol bulurlar. Ancak, İslamcı harekete bir yerinden bulaşmış bir çok kimse, son dönemde şaşırtıcı bir saflıkla meylettikleri liberalizmin böyle apansız gözden düşmesi karşısında afallamış olmalılar.

     

    Hak ve özgürlükler konusunda Tayyip Erdoğan’a bel bağlayan bu naive topluluğa baştan beri şaşırırdım zaten. Bu denli safdil olunabilir miydi ki? Tayyip Erdoğan, Türkiye’yi yöneten ve yönetmeye aday olan pek çok siyasetçi gibi pragmatist bir yapıdadır.

     

    Milli Görüş geçmişinden tutun da, muhafazakar demokrat uğraktan geçip bugüne kadar sergilediği siyasal çizgi bunu gösteriyor. Milli Görüş’ü bile, kendisine va’dettiği iktidar bakımından yeterli görmeyen Tayyip Erdoğan’ın liberalizmde karar kılacağını, bu söylemde ısrarcı olacağını bekleyenler epey ateşliydiler. Sanırım ateşleri biraz olsun inmiştir.

     

    Türkiye’de ilkeler üzerinden ilerleyen bir siyaset çizgisi şu ana kadar başarılı olmamıştır. Her siyasetçi, dengeleri gözeterek iş görür. Ama en azından bazılarının bir çizgisi vardır. Sadece bir gözlemi ifade etmek için söylemeliyim ki, siyasi hayatını ilkelere değil de iktidarı elde tutmaya ayarlamak konusunda Demirel’den sonra en ileri giden kişi, Tayyip Erdoğan olmuştur. Son 15 yıla sığdırdığı siyasi zik zakların haddi hududu yok. Değişim dedi, anladık. Ama her siyasi aşamasını da, yeni benimsediği dinini savunan ateşli muhtedi sertliğinde başkalarına dayatmasına ne demeli? Açıkçası Erdoğan, bu serüvende en son olarak nerede karar kılacak çok merak ediyorum?

     

    Yukarıda değindiğim noktaya geri döneyim. Erdoğan’ı desteklemek konusunda epey mahir kimi İslamcıdan bozma-sonradan olma bir liberal taifesi var ki, sahiden onların ne yapacağını çok merak ediyorum. Bir yandan Taraf okuyup, diğer yandan ateşli birer Ak Gençlik mensubu olan bu kişilerin Erdoğan kadar manevra kabiliyetleri olup olmadığını zamanla göreceğiz. Ama acaba şimdi ne düşünüyorlar? Öyle ya, daha düne kadar Yeni Şafak çizgisini bile yeterli görmeyenlerin desteklediği Erdoğan, Taraf’ı azarlamakla kalmadı, Fehmi Koru’ya bile ayar verdi. Hem de en kalınından.

     

    Gazete köşelerinden ideoloji, gündelik tartışmalardan fikir sahibi olmanın kötü tarafı budur işte. Neyin, ne zaman, neye evrileceğini hiç kestiremezsiniz. Tatlı su muhalifi Genç Siviller’e öykünüp Genelkurmay karşıtlığı yapan pek şirin Ak Parti taraftarı gençler ne yapacak şimdi acep? Bekleyip göreceğiz.

     

    Unutmadan, bu genç ve İslamcıdan bozma-sonradan olma liberal arkadaşlara bir uyarımız var. Sakın ha, fazla ileri gitmeyin. Yoksa Erdoğan hışımla size yönelip, “Sevsinler seni, liberal şey” deyiverir. Ne de olsa, öfke hitabet sanatının bir parçasıdır.

     



    Bu Yazı 2292 Kez Okunmuş
    Yorumlar Toplam Yorum Yapılmış
    Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılmamış
    Link Bankası