|
|
İsrail ve Filistin büyükelçileri canlı yayında -4
İzlenim 2273 |
|
|
İsrail ve Filistin büyükelçileri canlı yayında-3
İzlenim 2052 |
|
|
İsrail ve Filistin büyükelçileri canlı yayında-2
İzlenim 2047 |
|
|
İsrail ve Filistin büyükelçileri canlı yayında
İzlenim 2118 |
|
|
Rayyan Onbinler Tarafından Uğurlandı
İzlenim 2458 |
|
|
Bombanın düştüğü an ve `şahadet` sesleri
İzlenim 2631 |
|
|
İSRAİL SALDIRISI
İzlenim 2610 |
|
|
Güllerin Efendisi
İzlenim 2356 |
|
|
Kanuni :)
İzlenim 2648 |
|
|
Gariplere Müjdeler olsun
İzlenim 2469 |
| $Usd Alış | : | 1.5465 |
| $Usd Satış | : | 1.5540 |
| £Euro Alış: | : | 2.1169 |
| £Euro Satış: | : | 2.1271 |
Sıkıldım be dilin bu halinden Süheylâ!...
Kendimi bildim bileli aynı.
Elli iki yaşındayım,
İki çık,
Elli senedir aynı şeyler…
Agu-maguyla başlamışım,
“Ana-baba” gelmiş sonra
“Hiç “dede” dememiştirim,
Dedem yoktu çünkü.
“Babâne” de dememiştirim;
Baba annem de yoktu çünkü.
“Anâne” de demedim; “Gocana” dedim hep bir dağ yamacında…
Çırpınan rüzgarı içme çekerek “Gocana” dedim… Ayva kokusu burnumun direğini kıra kıra “Gocana” dedim… Arpa ekmeği ağzımda dağılırken; soğuk, kar, buz ayaklarımı, ellerimi, sırtımı, kıçımı dondururken “Gocana” dedim… “Geliyru, gidiyru, yapmıyru” diyen kadına “Gocana” dedim.
Gocanası ölmeyesi; ölmeyip de dünyaya direk kalası dilciler, sizlere inat “Gocana” dedim… Ama ilk ölen yakınım Gocanam oldu ve bir daha “Gocana” demedim.
Sonra emmilerim öldü; halam öldü,
Oğlum doğdu.
Ve babam öldüüüüüüü!
“Aka”m öldüüüüüüüüü!...
“Yanmayor” diyen bana, “yanmıyor” dedirtemeyen “aka”m öldüüüüüüüüüüü!.....
Sonra anam öldüüüüüüüüüüüü!....
Anam ağladı/çok ağladım,
Hepsine çok ağladım…
Ağlama sesini harflerle dökemeyen dilcilere yandım ağladım…
Sessiz sessiz ağladım…
Hıçkıra hıçkıra ağladım…
Hüngür hüngür ağladım…
Herkesler öldü, ben kaldım
Bir de dilim kaldı…
Ben değiştim, dilim değişmedi.
Ben bu dilden çok sıkıldım be Süheylâ!...
Senin başka bir dilin varsa versene bana…
Şöyle, öznesiz-möznesiz bir dil…
Fiili falan da olmayan…
Hatta “tümleç zibidisi” dehlenmiş…
(“Tümleç”e “zibidi” dedi; atın bu adamı içeri dil kolcuları!...)
Sıfat’ın sıfatına tüküreyim…
Ortaç’ın da ortasına…
Ulaç, fiile ulaşamadan zıbarsın,
Zart-zurt öten zarf’ın ağzını caaart diye yırtayım
Edat-medat da “istemem, eksik olsun!...”
Sâde mi sâde…
Yom-yok bi dil,
Tâze mi tâze!...
Sapına kadar anlam,
Tepeden tırnağa ses!...
Haa?...
Süheylâ!...
Var mı böyle bir dilin veresin bana?...
Vermezsen kendim çüvgünücem bak!...
Sonra dilciler, kitap kitap, sözlük sözlük, lehçe lehçe dolaşacaklar “çüvgünmek”in anlamını bulmak için. Sonunda, “çöğdürmek”le aynı kökten türediğini söyleyecekler ve ben gülmekten öleceğim.
De bana Süheylâ!...
Dilini anandan kuralla mı öğrendin?...
Yemişim kuralını!...
De bana Süheylâ!...
Dilini anandan ek-kök’le mi öğrendin; gak-guk’la mı?
Yapımeki-çekimeki kiki-miki var mıydı o zamanlar?
Nesneler belirtili miydi, belirtisiz mi?
Sizin zamanınızda da tümleçler hep dolaylı mıydı?
Yoksa sen mef’ûlün bih-mef’ûlün fih zamanından mı kalmasın?
Yoksa sen de mi ibtidâ “mübtedâ”dan başladın
Ve “haber”den, sonra mı haberdar oldun?
“Üstün, esire, ötüre; e, i, ü/ be, bi, bü” mü tekerledin sabi-sıbyanken?
Yok Süheylâ yok!...
Ben sıkıldım bu dilden…
Bu noktadan; bu virgülden, bu istifham işaretinden ve tüm işaretlerden…
Harfin küçüğünden, büyüğünden gınâ geldi…
İstemiyom (evet “istemiyom”) artık imlâ-mimlâ kılavuzu…
Oldum olası kıl olurum zaten imlâ kılavuzlarına…
Önceleri, bilmediğimden kıl olurdum; şimdi de bildiğimden kıl oluyorum imlâ kılavuzlarına ve tüm kılavuzlara. Hele, bu işe karga da burnunu soktuktan sonra…
Yok mu şöyle bir dil Süheylâ?!...
Sâde mi sâde…
Yom-yok…
Kuralsız-muralsız…
Anlamına anlam…
Sesine ses…
Şıppadanak öğrenilecek ve asla unutulmayacak…
Hiç kirletilmemiş…
Dağarcığı “düşmanlık”tan arınmış, aşka açık…
Olumsuzluk ekinin olmadığı…
“Değil”in yerin dibine girdiği…
Halden anlamaz hal ekleriyle helâlleşebileceğim…
İngilizcesi, Fransızcası, İtalyancası, Almancası (hele Almancası) ve başka hiçbir dili olmayan…
Bi dil yok mu?
Sıkıldım bu dilden Süheylâ lâ lââ lâââ!...
Kuş uçması bi dil istiyom yom yoom yooom!....
Yom-yok bi dil dil dil…