Haftanın Anketi
  • "Özür diliyorum" kampanyasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
  • Gereksiz ve yersiz
  • Önemli ve yerinde
Piyasalar
$Usd Alış : 1.5465
$Usd Satış : 1.5540
£Euro Alış: : 2.1169
£Euro Satış: : 2.1271
Gazete 1. Sayfaları
Prof. Dr. Namık Açıkgöz
30.11.2008

Sıkıldım be dilin bu halinden Süheylâ!...

Kendimi bildim bileli aynı.

Elli iki yaşındayım,

İki çık,

Elli senedir aynı şeyler…

 

Agu-maguyla başlamışım,

“Ana-baba” gelmiş sonra

“Hiç “dede” dememiştirim,

Dedem yoktu çünkü.

“Babâne” de dememiştirim;

Baba annem de yoktu çünkü.

“Anâne” de demedim; “Gocana” dedim hep bir dağ yamacında…

 

Çırpınan rüzgarı içme çekerek “Gocana” dedim… Ayva kokusu burnumun direğini kıra kıra “Gocana” dedim… Arpa ekmeği ağzımda dağılırken; soğuk, kar, buz ayaklarımı, ellerimi, sırtımı, kıçımı dondururken “Gocana” dedim… “Geliyru, gidiyru, yapmıyru” diyen kadına “Gocana” dedim.

 

Gocanası ölmeyesi; ölmeyip de dünyaya direk kalası dilciler, sizlere inat “Gocana” dedim… Ama ilk ölen yakınım Gocanam oldu ve bir daha “Gocana” demedim.

 

Sonra emmilerim öldü; halam öldü,

Oğlum doğdu.

Ve babam öldüüüüüüü!

“Aka”m öldüüüüüüüüü!...

 

“Yanmayor” diyen bana, “yanmıyor” dedirtemeyen “aka”m öldüüüüüüüüüüü!.....

 

Sonra anam öldüüüüüüüüüüüü!....

 

Anam ağladı/çok ağladım,

Hepsine çok ağladım…

 

Ağlama sesini harflerle dökemeyen dilcilere yandım ağladım…

Sessiz sessiz ağladım…

Hıçkıra hıçkıra ağladım…

Hüngür hüngür ağladım… 

 

Herkesler öldü, ben kaldım

Bir de dilim kaldı…

Ben değiştim, dilim değişmedi.

 

Ben bu dilden çok sıkıldım be Süheylâ!...

Senin başka bir dilin varsa versene bana…

Şöyle, öznesiz-möznesiz bir dil…

Fiili falan da olmayan…

Hatta “tümleç zibidisi” dehlenmiş…

(“Tümleç”e “zibidi” dedi; atın bu adamı içeri dil kolcuları!...)

Sıfat’ın sıfatına tüküreyim…

Ortaç’ın da ortasına…

Ulaç, fiile ulaşamadan zıbarsın,

Zart-zurt öten zarf’ın ağzını caaart diye yırtayım

Edat-medat da “istemem, eksik olsun!...”

 

Sâde mi sâde…

Yom-yok bi dil,

Tâze mi tâze!...

Sapına kadar anlam,

Tepeden tırnağa ses!...

Haa?...

Süheylâ!...

Var mı böyle bir dilin veresin bana?...

Vermezsen kendim çüvgünücem bak!...

 

Sonra dilciler, kitap kitap, sözlük sözlük, lehçe lehçe dolaşacaklar “çüvgünmek”in anlamını bulmak için. Sonunda, “çöğdürmek”le aynı kökten türediğini söyleyecekler ve ben gülmekten öleceğim.

 

De bana Süheylâ!...

Dilini anandan kuralla mı öğrendin?...

Yemişim kuralını!...

 

De bana Süheylâ!...

Dilini anandan ek-kök’le mi öğrendin; gak-guk’la mı?

Yapımeki-çekimeki kiki-miki var mıydı o zamanlar?

Nesneler belirtili miydi, belirtisiz mi?

Sizin zamanınızda da tümleçler hep dolaylı mıydı?

Yoksa sen mef’ûlün bih-mef’ûlün fih zamanından mı kalmasın?

Yoksa sen de mi ibtidâ “mübtedâ”dan başladın

Ve “haber”den, sonra mı haberdar oldun?

“Üstün, esire, ötüre; e, i, ü/ be, bi, bü” mü tekerledin sabi-sıbyanken?

 

Yok Süheylâ yok!...

Ben sıkıldım bu dilden…

Bu noktadan; bu virgülden, bu istifham işaretinden ve tüm işaretlerden…

Harfin küçüğünden, büyüğünden gınâ geldi…

 

 

İstemiyom (evet “istemiyom”) artık imlâ-mimlâ kılavuzu…

Oldum olası kıl olurum zaten imlâ kılavuzlarına…

 

Önceleri, bilmediğimden kıl olurdum; şimdi de bildiğimden kıl oluyorum imlâ kılavuzlarına ve tüm kılavuzlara. Hele, bu işe karga da burnunu soktuktan sonra…

 

 

Yok mu şöyle bir dil Süheylâ?!...

Sâde mi sâde…

Yom-yok…

Kuralsız-muralsız…

Anlamına anlam…

Sesine ses…

Şıppadanak öğrenilecek ve asla unutulmayacak…

Hiç kirletilmemiş…

Dağarcığı “düşmanlık”tan arınmış, aşka açık…

Olumsuzluk ekinin olmadığı…

“Değil”in yerin dibine girdiği…

Halden anlamaz hal ekleriyle helâlleşebileceğim…

 

İngilizcesi, Fransızcası, İtalyancası, Almancası (hele Almancası) ve başka hiçbir dili olmayan…

 

Bi dil yok mu?

 

Sıkıldım bu dilden Süheylâ lâ lââ lâââ!...

Kuş uçması bi dil istiyom yom yoom yooom!....

Yom-yok bi dil dil dil…

 



Bu Yazı 2716 Kez Okunmuş
Yorumlar Toplam Yorum Yapılmış
Neşat Samat / 07-12-2008 09:43
BİR METİN HERKESE AYNI ŞEYİ İFADE ETMEZ!!!
Egemen Abimiz, her halde yorumumu yanlış anladınız!!! Bir metinden herkes aynı şeyi anlayamaz iddiasındaydım.Kendinizin teyze ya da amca olabileceğiniz iddiasındasınız.Evet olabilir.Benim iddiam burada da doğrulanıyor işte.Sizin yazdıklarınız da bir metindir. Bir metinin herkese aynı şeyi ifade edemeyeceğini de biliyoruz zaten.Ben sizi abi olarak algıladım bu metininizde, başkası teyze olarak algılar, bu normaldir. Eeee ne de olsa Postmodern çağda yaşıyoruz... Cevabınızı merakla bekliyorum Egemen Abimiz!!!

egemen / 07-12-2008 00:34
ve gençler anlamışlar!
hocam, bu sefer bazı gençler anlamışlar! Bu iyi gelişme? Ama "abi, mabi" kurtlar vadisi ağzıyla konuşmaları yok mu? Bitirmiş her şeyi? Bilmedikleri bir şey daha var ki her sakkallıyı abileri zannetmek gibi:)) Belki de egemen adında bir teyzeleri vardır : )

abdulhalim aydoğan / 05-12-2008 15:42
aHa
Yazınızı okuduğumda farkettim ki bizim gibi gençlere hitab eden bir yazıdır. Yani kuralsızı kural edinmiş bir düşünceyle yazmışsınız. Ama unutulmamalı ki bu yazıyı bile buraya gönderirken bu sitenin kurallarına uyarak gönderdiniz.bir sitenin bile kuralları varken koskocaman Türkçe`nin niye kuralları olmasın. doğru bazı yönler de eleştirilebilir ama bu eleştiriyi sırf bazı kişilerin duygularını etkilemek için yapmamalıyız. Ve herkesten önce sizin gibi aydın kişilerin ilk önce eleştiriler yıkıcı değil de yapıcı olmalıydı.

ALİ KUNERZADE / 04-12-2008 12:37
HAKLISINIZ
Haklısınız hocam dilimiz çok güzel ama bize de sıkıcı geliyor bu kurallar bu yazınızda bu konuyu şiirsel bir üslup ve samimi bir dille yazmışsınız gerçekten okurken keyif aldım yazılarınızın devamını bekliyoruz

Mehmet Ali BAZ / 03-12-2008 00:50
Cevap hakkı:))))
Sayın Egemen,hocamızın dediklerini o kadar iyi anlamış ki;hocamızın yazısına değil yorumlara yorum yapmış!!!

Neşat Samat / 02-12-2008 23:57
Egemen Abimiz!!! Bir Şey Sorabilir miyim...?
Egemen abimiz!!! bazı gençlerin Namık hocanın yazılarını yanlış algıladığını iddia ediyor. Egemen abimize!!! sorum şu olacaktı: Bir metin herkese aynı şeyi mi ifade eder!!!? Mutlaka bir metin bir şey ifade etmek zorunda mıdır!!!? Cevabınızı merakla bekliyorum.

egemen / 02-12-2008 14:27
bu gençlerde algılama sorunu
Hocam, dilinize sağlık... takıldığım nokta yazılarınıza yorum yazan bazı gençlerdeki algılama sorunu ve sıklıkla yazılarınızı anlayamamalarından dolayı sapla samanı birbirine karıştırmaları...ama onlarda büyüyecek ve anlayacaklar hocam...Geç de olsa...dilinize sağlık... (Bu nokta çokluğu da bilinçlidir,anlamakta \"yokluk\" çekenlerin bilgilerine...)

İrfan Elçi / 01-12-2008 23:48
Hayat Bilgisi
Bu yorumunuz bana, Esperanto dilini hatırlattı. Bir Klasik Edebiyat profesörü olarak, bir anlık lirizme, bütün dilleri kurban edişinizi hayat bilgisi gerçeklerine ters bulduğum için, bu yazınızı espiri mahiyetinde algılıyorum.

SEDAT ÖNİŞ / 01-12-2008 14:53
İSYANNNN
Hep kural Hep kural nereye kadar ya nereye kadar? Yeter hocam siz sıkıldınız ben bıktım artık böyle safsatalardan(!).Ne bu ya anamın karnından kurallı bir şekilde çıkmadım ben,9 ay 10 günlük bekleme süresine bile karşı gelmiş 8 ay 23 günlükken doğmuşum bekleyememişim. Noktayı şurada, virgülü burada, soru işaretini burada kullanacaksın derler.

SEDAT ÖNİŞ / 01-12-2008 14:52
İSYANNNNN
Ben noktayı istediğim yere koyup bitirmek, virgül koyup dinlenmek, soru işareti koyup biraz düşünmek ya da düşündürmek istiyorum? Ben bunlarla vakit öldürmek istemiyorum. Benim bugüne kadar öğrendiğim kurallar kurallar bana yeter. Yazmak istiyorum öz-gür-ce-e-e-e-e... (Hocam bir kontrol edin de imla hatası var mı?

Yasemin Akkuş / 01-12-2008 11:38
Tahran`da vaziyet
Sevgili Hocam
Muğla Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden ilk mezun ettiğiniz öğrencilerinizden biri olarak size Tahran\`dan sesleniyorum. Bahsettiğiniz dil ve imla kurallarını burda ( Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde)Türkçeyi yeni öğrenmeye başlayan üniversite öğrencilerine öğretiyoruz. Zavallıların hallerini bir görseniz neye uğradıklarını şaşırıyorlar. Biraz sonra derse gireceğim ve bu yazınızı öğrencilerime okuyacağım. Eminim çok hoşlarına gidecek. Size kesinlikle katılıyorum. yazınız etkileyici ve sıradışı. Yüreğinize sağlık...

NEŞAT SAMAT / 01-12-2008 00:53
BİR SAYINININ(TOKUZUN) BAŞKALDIRIŞI
Hocamla ilginç bir anım vardır. Dersimizin adı Kompozisyon. Hocamız Namık Açıkgöz. Tanışma faslındayız. Bana sıra geldiğinde hocam, Muğla`nın kaçıncı terciğim olduğunu sormuştu. O zamanlar Karadeniz şivesinin etkisiyle dokuz yerine tokuz diyince hocamdan iyi bir fırça yemiştim. Hocam, yukarıdaki yazısında bazı kelimeleri dilcilere inat kendine has özellikleriyle kullanma konusunda diretiyor. Ben de hocamın bu baş kaldırışına inat, hocamın bana benimsetmek istediği dokuz yerine tokuz diyorum...

TOLGA İNAL / 30-11-2008 23:51
Anladım
Bir İNSAN,ve bir bilim adamının haykırışı.... Anlayan anladı...
En azından ben anladım... Yazı amacına ulaştı...

Mehmet Ali BAZ / 30-11-2008 23:04
soru
Sorum eksik kalmış.Sayın Hocam dilde dadaizm dili özgürleştirmekten çok,dilde, daha fazla karmaşıklığa yol açmaz mı?

MEHMET ALİ BAZ / 30-11-2008 20:15
DİLE DADAİST BİR BAKIŞ
Biz de \"böyükana\" diye büyüdük!Eşeklerin \"anladığı\"alanlarda
\"biseğel\" çocukla \"cınnıcık\" \"çoğşurularak\" oyunlar oynadık!Amma velakin gün geldi okullu,üniversiteli olduk derken \"standart dil,yazım kılavuzu,dilbilgisi\"kurallarını öğrettiler!Kuralları çok sık unutuyorum ama köyümün dilini hiçç unutmuyorum.Ne zaman memlekete gitsem tüm kuralları unutuverip başlıyorum konuşmaya!yANİ köyümün dilini aklımda mıh gibi tutuyorum !Son olark yazdıklrnızı yanlış anlamıdsam dilde dadaizm dili özgürleştirir mi yoksa ...

Link Bankası