


Arşivlik Filmler-The Usual Suspects
Boyut Haber Kültür Sanat Servisi
Boyuthaber kültür Sanat servisi olarak sizler için düzenli olarak hazırlayacağımız "Arşivlik Filmler" bölümünün ilk konusu "The Usual Suspects". Türkçeye de Olağan Şüpheliler diye çevrilen filmin değerlendirmesini Fırat Eren Kaplan yaptı.
The Usual suspects / Fırat Eren Kaplan
Bir sinemasever için değerlendirilmesi en zor filmler genelde polisiye filmler olsa gerek. Genelde klişelerle dolu olan ve sonu bir şekilde başından belli olan bu tip filmler arasında biri var ki diğerlerinin arasında hemen farkını belli ediyor: “The Usual Suspects”. Türkiye'de “Olağan Şüpheliler” ismiyle gösterime giren bu film klasik bir polisiye filmin ötesinde, müthiş bir kurguya sahip.
1995 yılında çekilen usual suspects bir sinema başyapıtıdır. Yönetmeni daha sonra X-Men ile gişede büyük bir başarı yakalayan Bryan Singer olan filmin senaryosu Gabriel Byrne, Benicio del Toro, Kevin Pollak gibi usta oyuncular yer almakta. Ve tabi bir de Kevin Spacey. Onu ayrı tutuyorum çünkü bu filmde gösterdiği performans ile en iyi yardımcı erkek oyuncu Oscarını kazanan Spacey, oyunculuğunun doruğundadır bu filmde. Aynı yıl içerisinde hem “Seven” hem de “The Usual Suspects” gibi iki inanılmaz filmde rol alan -gerçi Seven'da kısa bir role sahip ama, film aslında onun üzerine kuruludur- Spacey klasikleşen oyunculuk performanslarından çok farklı olarak karakteri bize yaşatıyor adeta.
Filmin konusuna kısaca değinecek olursak; aslında işlemedikleri bir sonuç nedeniyle tutuklanan 5 kişi sorgularının ardından serbest kalırlar ve bu dakikadan sonra beraber iş yapmaya karar verirler. Aslında ilk işleri de başarılı gider fakat daha sonra yanlarına gelen bir adamın teklif ettiği iş tüm hayatlarını değiştirir. Çünkü gelen kişi Keyser Soze'nın avukatıdır. Keyser Soze mafya dünyasında bir efsanenin ismidir. Kim olduğu bilinmeyen fakat her yerde, herkesle bağlantısı olan, uyuşturucu dünyasının bir numaralı patronudur Keyzer Soze. Efsaneye göre bir Türk olan Keyser Soze ekibe bir iş teklif eder, fakat kahramanlarımıza bir seçim hakkı tanımaz. Yani aslında bu bir teklif değil bir emirdir. Kahramanlarımız mecburen bu işe bulaşır ve olaylar gelişir.
Film bittikten sonra günlerce "Keyser Soze" ismini unutmayacaksınız eminim. Filmde yer alan bazı diyaloglar gerçekten çok ince düşünülmüş. Özellikle de final sahnesinde duyabileceğimiz şu cümle: "Şeytanın yaptığı en büyük kurnazlık; tüm dünyayı yaşamadığına inandırmakmış".
Çeşitli internet sitelerinde dolaşan onlarca Keyser Soze nicki... Son dönemi meşgul eden Hrant Dink cinayetini çözmek için bile “The Usual Suspects” filminin izlenmesi (aslında benzerlik taşımıyor değil) bu filmin evreni hakkında sizlere bazı ipuçları verebilir... Yarattığı şaşkınlık ve hayranlıkla unutulmayacak bir film. Son sözümüz şu: mutlaka izleyin, pişman olmayacaksınız.