Haftanın Anketi
Piyasalar
Döviz
Alış
Satış
Dolar :
1.1865
1.1922
Euro :
1.7635
1.7538
Gazete 1. Sayfaları
Hava Durumu
Özel Dosyalar
Kültür Sanat Editörümüz Şerif Eskin'in Dino Merlin konseri hakkındaki analizi.
- 03 / 06 / 2007 07:56


Dino Merlin Konseri ve Romantik İslamcıların Hayal Kırıklığı

Şerif Eskin / Boyut Haber

Balkan müziğinin popüler sesi Boşnak asıllı sanatçı Dino Merlin dün gece Harbiye Cemil Topuzlu açık hava sahnesinde bir konser verdi. Günler önceden başlayan konser heyecanı İstanbul’da gün batımı vakti doruk noktasına ulaştı ve Dino Merlin sahne aldığında Balkan müziğinin coşkulu nağmeleri açık havadan İstanbul semalarına doğru yükseldi. 

 Dino Merlin seyircileri, bizim pek de alışık olmadığımız bir şekilde “Selamun Aleyküm İstanbul”  diye selamlayarak konserine başladı. Dino Merlin’in sürprizleri bununla da sınırlı kalmadı. Şarkı aralarında, “Merhaba Pendik”, “Merhaba Fatih”, “Merhaba Levent”, Merhaba Bayrampaşa”  nidalarıyla İsranbul’u semt semt selamladı Merlin. İzleyicilerinin kendisine gösterdiği yoğun teveccühe “Efendim sağolun”, “Sağolun İstanbullular” sözleriyle karşılık verdi. Bunun gibi daha nice jestleriyle İstanbullu hayranlarının bir kez daha gönlünü kazandı Dino Merlin.  

Merlin’in performansı tek kelimeyle mükemmeldi. Bu mükemmeliyet yargısına bizi ulaştıran nokta da Dino Merlin’in o yaşta birinin sergileyemeyeceği bir performans ortaya koymuş olmasıdır.  Bu enerjiyi nerden alır bir insan? Herhalde bu sorunun cevabı da Balkan havasında saklıdır. En duygu yüklü şarkıları bile coşkun nağmelerle teşekkül eden Balkan müziğinin mimarlarının da ne kadar enerji dolu insanlar olduğunu söylemeye gerek bile duymuyoruz.  Açık havayı erken saatlerden itibaren dolduranların büyük bir kısmı doğal olarak Merlin’in hemşehrilerinden oluşuyordu. Dino Merlin’i sahnede gördükleri anda kiminin yüzünde –bu grubu genellikle orta yaşlı izleyiciler oluşturuyordu- sıcak bir tebessüm belirdi ve konseri sonuna kadar yüzlerindeki bu sıcak tebessümle takip ettiler. Kimileri de coşkularından açık havayı bir panayır yerine çevirdiler. Bu gurubun da genç yaştaki izleyicilerden oluştuğunu sizler de tahmin edersiniz.

 Dino Merlin

Açık hava sahnesi konser başlamadan saatler öncesinde tıklım tıklım dolmuştu bile. Bu yazıda dikkatlerimizi yönelteceğimiz önemli hususlardan biri de açık havayı saatler öncesinden dolduran bahse konu bu kalabalığın profilidir.

 

Açık havayı dolduran kitle içerisinde Merlin’in hemşehrilerinin “doğal” olarak ağırlıkta olduğunu söyledik yukarda ama buradaki doğallığa vurgu yapmamızın başka bir sebebi var. Hiçbir popüler müzik konserinde göremeyeceğiniz –ve tahminimizce şimdiye kadar da görülmemiş - kadar çok sayıda “İslamcı” kesime mensup insanın erken saatlerde açık havada yerlerini aldıklarını gözlemledik. İslamcı kesime mensup normal vatandaşların yanı sıra yine bu kesimin siyaset ve medya dünyasından birçok önemli ismin de daha konser başlamadan açık havada hazır bulunmaları bu etkinliğe özel bir ilginin mevcut olduğunu ortaya koydu. 

 Dünya görüşleri itibariyle popüler müziğe ve popüler kültüre bir hayli mesafeli duruyor olmaları gereken bu insanların orada bulunma sebepleri acaba ne idi? Alışılmadık bu durum ne ile izah edilebilirdi?

Muhakkak ki İslamcı kesimin Bosna-Hersek konusundaki hassasiyeti, Dino Merlin’e yine bu kesim tarafından gösterilen ilgide önemli bir etkendir. Peki, Bosna-Hersek’e olan bu ideolojik bağlılığın Dino Merlin’le ne kadar ilintisi var? Hiç. Hiçbir ilintisi yok. Bu da söz konusu durumda anormal bir şeylerin olduğunu bize açıkça göstermektedir. İmdi bizim dikkatimizi çeken bu hususun kaynağına inmeye çalışalım. Bunun için de geçtiğimiz günlerde İslamcı kesimin köklü gazetelerinden birinde çıkan ve Dino Merlin’in Türkiye ziyaretini konu alan bir yazıya kısaca göz atalım. Yazının müellifi “Dino Merlin ile Ömer Karaoğlu düet yapar mı?” şeklinde bir başlık kullandığı yazıya  “Derdi olan iki sanatçı, iki güzel ruh. 80 sonrasında “sağcı” olmadıklarını fark eden Müslümanlar için nasıl “Ömer Karaoğlu Müziği” bir çözüm olmuşsa, Dino Merlin de Saraybosna için, Bosna için ve Balkanlar için o denli bir çözüm olmuştur” şeklindeki tuhaf cümlelerle başlamış. Ömer Karaoğlu’nu ve Dino Merlin’i tanıyanlar ikisinin de çok farklı alanlarda müzik yaptıklarını bilirler. Ömer Karaoğlu gibi “yeşil kuşak” İslamcılığın müzisyeni olan bir sanatçı ile 20 yılı aşkın bir süredir popüler müzik alanında eser veren Balkanlı bir müzisyen nasıl olur da aynı ihtiyaçlara “çözüm” olarak ortaya çıkmış olabilirler? Bir yanda kaliteli bir popüler müzik sanatçısı, öte yanda popüler kültüre güya alternatif olarak (güya alternatif olduğunu söylüyoruz, çünkü teknik açıdan Ömer Karaoğlu da popülist bir sanatçıdır!) ortaya çıkmış bir sanatçı var olduğu halde her ikisinin de çıkış noktasını aynı kökler olarak algılamak pek de sağlıklı bir durum olmasa gerektir.

Dino Merlin’i Ömer Karaoğlu gibi bir isimle özdeşleştirmekteki amaç herhalde bunu yapanların Dino Merlin’e kendi düşüncelerince bir meşruiyet kazandırma çabası olsa gerektir. Bizim de itirazımız tam bu noktadadır: Dino Merlin’in meşru bir şahsiyet olması için onun bazı isimlerle yan yana getirilip, birileriyle özdeşleştirilmesi gerekmez ve kanaatimizce Dino Merlin’in kendi halkı nezdinde kazanmış olduğu teveccüh onun meşruiyeti için fazlasıyla yeter bir sebeptir. 

Bu satırları kaleme almamızdaki sebep ise Dino Merlin’in popüler müziğini eleştirmek hiç değildir. Böylesine bir yanlış anlama muhtemel olduğundan bu notu düşmek ihtiyacı duyuyoruz. Bizim eleştirmek istediğimiz husus sırf Aliya’ya okuduğu bir ağıt sebebiyle kendilerinden sandıkları Dino Merlin’in sahneye dekolte bir vokalist ile çıkması sonucunda –bir pop müzisyeninin bu tür tercihlerinin olması beklenmeyecek bir şey değildir, anormal olan Dino Merlin’in başka türlü algılanıp, başka türlü anlatılmış olmasıdır- yüzlerinde oluşan şaşkın ifadelerle konseri takip eden “Romantik İslamcılar”ın onu, halkının benimsediği şekilde değil de kendi vehimleri doğrultusunda görmek istemeleridir.

BOYUT HABER

YAZARLARIMIZ
Prof. Dr. Namık Açıkgöz

LAİKLİĞİN sembolü rakı mı?
Bahtiyar Aslan

Kimlik kartı
Taceddin Kayaoğlu

DAĞLICA'dan İstinye'ye
GAZETE YAZARLARI
Ahmet Kekeç
Star
Ergenekoncu James Bond
Fehmi Koru
Yeni Şafak
Alevilik sorunu çözülebilir
Engin Ardıç
Sabah
Patetik
Nazlı Ilıcak
Sabah
Kayıp trilyon davası
Nuray Mert
Radikal
Kafkasya krizi ve Türkiye
İsmet Berkan
Radikal
Kafkasya Platformu
Mehmet Altan
Star
'Ayılara karşı AB'
Hasan Celal Güzel
Radikal
Erbakan'ın affı ve haksız polemik
Tamer Korkmaz
Yeni Şafak
"Fak-Fuk-Fon ya da kısaca JİTEM!"
Perihan Mağden
Radikal
Bebeğe kitap okumak
Akif Emre
Yeni Şafak
Afrika bizim neyimiz olur?
Serdar Akinan
Akşam
Müşerref gitti? Gelen ne?
Mustafa Erdoğan
Star
Üniversite enflasyonu mu?