


Bu dâvaya “Ergenekon” adının verilmesinden rahatsız olanlarımız var ama ne yapalım? Bu adlandırmayı, biz yapmadık ki; bizzat olayın içinde bulunanların verdiği bir isim idi bu. Yoksa, elbette sembol değeri olan bir kelimenin yıpratılmasına gönlümüz razı olmaz.
Neyse… Geçelim…
Bu dâva ile ülkemiz yeni bir Ergenekon yaşamaktadır. Bu dâvâ sona erdiğinde, bugüne kadar değişim, gelişim ve demokratikleşmenin önündeki engeller de kalkmış olacaktır.
Son 6 yıldır Türkiye’de yaşanan, ne laiklik problemi, ne baş örtüsü, ne de irticadır. Asıl problem Avrupa Birliği’ne girme iradesinin bu kadar güçlü hissettirilmesi ve hissedilmesidir. (İktidarın, bu konudaki hazırlıksızlığının da farkındayız. “Darbeye düşen AB’ye sarılır” durumları yani.)
Bakın, “Ergenekon dâvası”nda isimleri yan yana gelenlere!...
Bunlar, daha düne kadar birbirleriyle kanlı-bıçaklıydılar ama bugünkü tek ortak hareket noktası, Avrupa Birliği’ne karşı olmaktır. Yoksa, ne Türklükte ortaktırlar, ne de manevî değerlerde. Onları bir araya getiren unsur, birlikte üretilen ilkeler değil, birlikte karşı olma tavrıdır. “Düşmanımın düşmanı dostumdur” meselesi yani…
11 Nisan günü de yazmışız, “Ergenekon ve Kurumları Yıpratmak” başlıklı yazımızda. Demişiz ki, “Bazı emekliler bir grubun, bazıları da diğer grubun içindeydiler. (Hurşit Tolon ve Şener Eruygur’u hatırlayalım bu arada. Silah üstüne ölüm yeminleri ettirenleri de unutmayalım.) Muhalefet boşluğu, Avrupa Birliği karşıtlığı sosuyla tatlandırılıp güya sokağın muhalefetiyle doldurulacaktı. 2005’te, ilk harekete geçen, sağ cenah oldu ve folklorik ve güvenlikçi milliyetçilik ağırlıklı bir söylemle, benim de katıldığım bir toplantıda, “Düşün arkamıza, sonbaharda sokakları görün.” dediler; olmadı; sağ cenahtan tık çıkmadı. Oyun tutmamıştı. Bu defa 2006 başlarından itibaren sol cenahı denediler. Sol, yemsiz oltaya atladı. ÇYDD, ADD, Kanaltürk, Şener Eruygur, Tuncay Özkan, Necla Arat, Nur Serterlerle meydanlar dolduruldu; e-muhtıralar verildi. Sağ cenahın yapamadığını, sol cenah yapmıştı ve Türkiye ayağa kalkıp meydanlara dökülmüştü.”
O zaman dediğimiz, bugünkünden farklı değil; işte gördünüz. Hangi isimler kimlerle yan yana. Yukarıda da dediğim gibi, bu isimleri yan yana getiren tek düşünce, AB karşıtlığıdır. Bunların yanına, daha sonra büyük sermaye de eklenirse hiç şaşmam. Çünkü AB zihniyetinin bu ülkede hâkim olması demek, üretmeden tüketenlerin ve milli geliri yukarılarda bir yerlerde absorbe edip aşağılara yansımasına engel olanların menfaatlerinin zedelenmesi demektir.
Kendini sistem kurucusu olarak gören ve tüm meşruiyetini bu görüşten alan askeri veya sivil bürokrasi ile beraber, ekonomi ve eğitim-öğretim monopolleri, yani üniversiteler, değişim, gelişim ve demokratikleşme konusunda ayak direrken, halk iradesi ters yönde tecelli etmektedir. Cumhuriyet dönemi siyasi ve ekonomik yapıdan nemâlanan partizan cumhuriyetçilerin de çıldırdıkları nokta, tam da, işte bu “ters irade”dir. Türkiye’yi düze çıkaracak olan irade de bu iradedir; meşruiyetleri kendilerinden menkul güçlerin iradesi değil. Bu irade, şimdi derin yapıya yerleşmiş ve sistemin en küçük hücrelerine kadar sinmiş anti-demokratik zihniyet ve yapılanmayı arındırma yönünde tecellî ediyor.
Evet; millet ile partizan cumhuriyetçiler arasında bir ayrışma yaşanıyor. Bu ayrışmanın ülkeyi yeni bâdirelere sürüklemesine izin veremeyiz ama Ergenekon dâvasında adları geçenlerin, “Atatürk, laiklik, vatan severlik, bölünmez bütünlük” gibi sözlerin arkasına sığınarak, şayet yasa dışı olan bir şeyleri varsa, suret-i haktan göründüklerinin de farkında olmalıyız. Bu sözler, kimseye yasa dışına çıkma imtiyazı tanımaz; iktidarın da, her şeyi bu dâvanın içine boca ederek muhalefeti sindirme politikası varsa, bu da onaylanamaz. İktidar muhalifleri, zaten, olaya “muhalefeti sindirme amaçlı bir operasyon” görüntüsü vermeye çalışıyor.
Lafı şuraya getirmek istiyorum aslında: Ergenekon dâvası, Türkiye Cumhuriyeti’nin yeniden yapılanması ve bu yapılanma esnasında partizan, rantiyeci ve anti-demokrat zihniyetten arınması dâvasıdır. İnşallah bu dâva sona erdiğinde, ülkemizin ufukları daha da genişleyecek ve yeni bir Ergenekon yaşayacağız.
Bütün bunlar yukarılarda konuşuldu ve denklem kuruldu. Siz de tutmuş, “Müstakbel Genel Kurmay Başkanıyla ne konuşuldu?” diye soruyorsunuz.
Bu un, daha çoook su götüreceğe benzer; gene yazarız.
| 1 | 11/07/2008 23:16 - delikurt yazmış: ergenekon zamanı |
|
peki değerli prof. dr. namık hocam operasyonun zamanlaması hakkında ne düşünüyorsunuz? tamam getirileri var da götürüleri yok mu? ya bazıları serbest kalırsa
|
|
| 2 | 07/07/2008 22:13 - Çağdaş Yusuf AKBULUT yazmış: Asıl Çelişki -4- |
|
Halkın, sözünü ettiğimiz iki mihraklı fakat politik getirisi aynı hesaba çıkan geleneksel güç odakları çevresinde saf tutması ve kutuplaşma son derece tehlikelidir. Halkın; giderek yoksullaşma, son ulaşım, ekmek ve elektrik… zamları olan gündeminin üzeri futbol şampiyonasıyla, Ergenekon’la, türbanla örtülmemelidir.
Nâmık Hoca´mızdan bazan, işsizlik ve yoksulluk sorunları gibi sokağın (mahallenin) gündemi üzerine yazılar hazırlamasını da bekliyoruz.
Saygılar...
|
|
| 3 | 07/07/2008 22:13 - Çağdaş Yusuf AKBULUT yazmış: Asıl Çelişki -3- |
|
Darbeciler karşısında demokrasiyi savunanların, önce tarihimizdeki darbelerin, katliamların, provokasyonların sorumlularını “paşa paşa” yargılamaları, hesap sormaları gerekmektedir. Adı, adresi aşikâr olan zatarın değil "iyi çocukların" üzerine gidilmelidir. Gerçekten demokrasinin yerleştiği bir ülke için “kendine müselman” olunmamalıdır.
|
|
| 4 | 07/07/2008 22:13 - Çağdaş Yusuf AKBULUT yazmış: Asıl Çelişki -2- |
|
Bu hâliyle “heryerekon” şeklindedir. Ancak asıl önüne geçilmesi gereken çetelere, kontra güçlere hâlâ dokunulmamıştır.
AKP, bir yandan devlet içi organizasyonların üstüne gitme sorumluluğunu üzerinden atıp “zavâhiri kurtarma” derdine düşerken bir yandan da kendi muhalefetini ortadan kaldırma çabasındadır. Ancak operasyon, “Tepegöz Sendromu”nda olduğu gibi geri tepecek ve laisizm sorunu üzerinden halkın kutuplaşması daha keskinleşecektir.
|
|
| 5 | 07/07/2008 22:13 - Çağdaş Yusuf AKBULUT yazmış: Asıl Çelişki -1- |
|
Operasyon kapsamında alınan şahısların dirsek temasının mûcip sebebinin, "birlikte karşı olma tavrı" olduğu çok doğrudur. Fakat bir ortaklığın da AKP’ye en çok sövme noktasında gerçekleştiği unutulmamalıdır. Operasyon, AKP karşısında geniş kitlelerce taraftar bulma potansiyeli olan ve piyasada en çok varlığı hissedilen “borozancılara” yapılan bir müdahaledir.
|
|
| 6 | 07/07/2008 19:58 - MİHRİBAN SARA yazmış: CANI SIKILAN DARBE YAPMAYA KALKMASIN! |
|
Vatanı korumak hepimizin eşit hakkı ve görevi.Demek ki birileri kendilerini daha hak sahibi ve görevli(!)sayıyor ki canları sıkıldıkça darbe yapma şımarıklığına cesaret bulabiliyor.Ortada çıkar döndüğü o kadar açık ki:kendi dar çevrelerinin çıkarları tehlikeye girdikçe darbe yapma küstahlığı sinir bozucu.En çok da halkın belli kesimlerini ne kadar okumuş,donanımlı,kaliteli,karakter sahibi olursa olsun 2.,3. sınıf insan olarak görmelerine tahammül edemiyorum...Temel sorun:bunlar şımarmış,şımartılmış.....
|
|
| 7 | 07/07/2008 01:11 - Mihriban Sara yazmış: ŞIMARMIŞ VATAN KURTARAN ŞABANLAR |
|
Ben,Ergenekon davasını,en çok da medyanın taraflı yorumlarına baktıkça tiksinitiyle izliyorum.O kadar net ki,çıkar zümrelerinin çıkarlarını korumak adına cumhuriyet,laiklik,Atatürk gibi sembolleri kullanarak kendilerini vatan sever,vatanın koruyucusu ilan etmeleri,bir baş örtülüyü,bir Kürt´ü potansiyel vatan haini saymaları....Bu durum hep vardı ama açığa çıkmamıştı bu kadar.BİR HATIRLATMA YAPAYIM:HENÜZ VATAN SEVERLİĞİ ÖLÇEN BİR ALET İCAD EDİLMEDİ.VE,VATAN HAİNİ GİZLİ ÖRGÜT KURUP DARBE HAZIRLIĞI YAPANDIR.
|
|
| 8 | 05/07/2008 11:56 - M.Ali BAZ yazmış: ERGENEKON |
|
Sayın Hocam,davayla ilgili dediklerinize katılmamak elde değil.Kısacık tarihine bilmem kaç tane darbe ve darbe girişimleri,e muhtıralar sığdırmış Türkiye Cum-huriyeti devletinin demokrasi hesaplaşmasıdır.Ancak iktidar birkaç işi bir arada kadar yürütemeyecek kadar deneyimsizdir.Beklenilen ve halkın verdiği irade gücünü gereğince kullanamamaktadır.
|
|
| 9 | 05/07/2008 02:41 - Macide yazmış: neden kimse anlamz ki AB nin oyununu? |
|
tÜRKİYENİN GEnçliğini zehir dolu şeylerle doldurmak,üniversitelre IOWA dan yetişmiş hainleri doldurmak,asla eleştiriye izin vermemek tam bir diktatörlük işte bu o savunduğunuz demokrat AKP,bebek katiline ´´sayın´´,şehitlere ´´kellediyen bir anlayış.Allah a havale ediyorum bu zihniyetteki herkesi.
|
|
| 10 | 05/07/2008 02:40 - Macide yazmış: neden kimse anlamz ki ABD ve AKP nin oyununu? |
|
Ne yazık ki TürkiyeNin basınında Atilla İlhan´ın dediği gibi Türk kalmadı,herkes kendi çıkarının peşinde iktidara yaranmaya çalışıyor.AKP iktidarının arkasındaki AB ve ABD paraları gösterilmiyor.Turgut Özal´dan miras kalma terörü halletmeme politikası,ezici çoğunluk olan Türk milletinin yüzüne sırıta sırıta hakaret etmek,ülkesini Avrupanın 5. sınıf diplomalarına şikayet etmek,karşılaştığı sorunlar karşısında onlardan medet ummak işte AKP VE ONUNZİHNİYETİ BU:akpLİ aLİ kEMALLER YANİ
|
|
| 11 | 03/07/2008 21:30 - Süleyman KELEMCİ yazmış: Ne güzel yazmış Posta Gazetesi |
|
Bugün Posta Gazetesi "Orgenekon" yazmıştı,manşetine.Alınanlardan (alınanlardan!..)olsa gerek. Ne de güzel yazmış, kitap gibi oturmuş denir ya hani, işte tam öyle bir şey.Bakalım siz gibi kıymetli insanların kaleminden sıradaki yazılarda neler dökülecek..
|
|
| 12 | 03/07/2008 02:36 - Namık Açıkgöz yazmış: örs darbesi-askeri darbe |
|
Süleyman, "örs darbecileri" dağı delip çıkmışlardı Ergenekon´dan ve Türklere yeni ufuklar açmışlardı; bugünkü Ergenekoncular, askeri darbe ile Türklerin önünü kapatıyorlar.Şayet ikinci tip Ergenekoncuysan yandı gülüm keten helva.Haaa bir de "saf kanlık" meselesi avr.Ben ne saf kanlar bilirim "28 Şubat´ın sivil generaliyim" diyen.Saf işte; ne desin!...
|
|
| 13 | 02/07/2008 20:35 - süleyman kelemci yazmış: Birgün Bizi de Almasınlar... |
|
Sayın Hocam; Bir gün birileri gelip dedeleriniz de ERGENEKON´daydı diyerek bizi almasınlar.Olurya bu ülkede herkes her şeyi yalnış anlayabiliyor.Belki saf kanız diye bizi de alabilirler...
|