Haftanın Anketi
Piyasalar
Döviz
Alış
Satış
Dolar :
1.1865
1.1922
Euro :
1.7635
1.7538
Gazete 1. Sayfaları
Hava Durumu
Nazlı Ilıcak
- 05 / 07 / 2008 02:58

 

Türkiye'deki kutuplaşmanın taraflarından her biri, kendisini haklı görüyor. İki tez çarpışıyor:
Bir tanesine göre, Ergenekon, Kontrgerilla'nın bir uzantısı, geçmişte de provokasyonlar yapmış ve yapabilecek illegal bir yapı. Eskiden komünizme karşı ülkeyi kutuplaştırdı. Şimdi, aynı oluşumdan Kemalist ilkeleri muhafaza için yararlanılıyor. İç düşmanlar belirlenip, tehlike abartılmak suretiyle, otoriter bir rejime zemin hazırlanıyor. Bir darbe vuku bulmasa bile, en azından, 28 Şubat benzeri bir gelişmeyle "dinciler iktidardan uzaklaştırılacak; bölücüler de parlamentodan."
Diğer bir kesim ise, samimiyetle şöyle düşünüyor: Şener Eruygur, Veli Küçük vs. böyle amaçlar peşinde koşmuş olsalar dahi, ki buna ihtimal vermeyizAK Parti iktidarı, fırsat bu fırsat bütün muhaliflerini Ergenekon çetesi içinde gösterip, tasfiye ediyor. Türk Silâhlı Kuvvetleri'ni yıpratıyor. Böylece, şeriat devleti kurma hedefine adım adım yaklaşılıyor.
Bu ikinci tez, benim gibi düşünenlere ne kadar komik ve tutarsız geliyorsa, onlar da, Ergenekon'un Türkiye açısından çok tehlikeli bir yapılaşma olduğu iddiasını hiç ama hiç inandırıcı bulmuyorlar.
O zaman, inatlaşmak yerine, sükûnetle sonucu beklemeliyiz. Neticede kimse şahsi çıkarı peşinde koşmuyor; kendine göre ülkenin menfaatini düşünüyor. Bakalım iddianame bir çıksın, delilleri görelim. Ondan sonra, gene tartışmaya devam ederiz.

Suçlu mu... Suçsuz mu?

Bakış zaviyenize göre, insanları, "suçlu" veya "suçsuz" görebilirsiniz. ATO Başkanı Sinan Aygün örneğini vermek isterim. Diyebilirsiniz ki: "Kapısı şifreyle açılan arka odadaki tuvalete, şofbenin arkasına, Glock marka sil â hı, bir gün birileri kullansın diye Aygün sakladı. Tesisatçı tesadüfen bulunca, mecburen durumu polise intikal ettirdi."
Veyahut diyebilirsiniz ki: "Aygün'ü suçlamak için, birileri şifreli odaya sızıp, bir sil â h yerleştirdi. Böylece Ergenekon'la arada şiddet bağı kurmayı amaçladılar. Zaten şifreli kapı da bir süredir bozuktu."
Gene diyebilirsiniz ki: "Kasasında 2.5 milyon Euro çıkmış. Sakın bu para, birtakım organizasyonlarda kullanılacağı için özel olarak muhafaza ediliyor olmasın?"
Bunun karşı tezi de var: "Aygün, Rüzg â rlı'daki işyerlerini sattı. Bu, onun parası." Sorabilirsiniz: "Peki bir iki yıl önce satmış, niçin hala kasada saklıyor?" Ve şu cevabı alabilirsiniz: "İşadamıdır; belki, vergisini ödemek istemedi. Resmi mercilerden parayı kaçırdı... Belki bankalara itimadı yok." Sinan Aygün'den hem şüphelenmek mümkün, hem de, olaylarla onu ilgisiz göstermek.
Dedim ya, herkes, her şeyi kendi zaviyesinden yorumlayabilir.

Düzeltme

Dünkü yazımdaki bir yanlışı düzeltmek istiyorum. Glock marka silâh bulunur bulunmaz, 8 Mayıs'ta, durum polise intikal ettirilmişti. Dolayısıyla, olay, polisten değil, sadece kamuoyundan gizlenmişti.

 

YAZARLARIMIZ
Prof. Dr. Namık Açıkgöz

LAİKLİĞİN sembolü rakı mı?
Bahtiyar Aslan

Kimlik kartı
Taceddin Kayaoğlu

DAĞLICA'dan İstinye'ye
GAZETE YAZARLARI
Ahmet Kekeç
Star
Ergenekoncu James Bond
Fehmi Koru
Yeni Şafak
Alevilik sorunu çözülebilir
Engin Ardıç
Sabah
Patetik
Nazlı Ilıcak
Sabah
Kayıp trilyon davası
Nuray Mert
Radikal
Kafkasya krizi ve Türkiye
İsmet Berkan
Radikal
Kafkasya Platformu
Mehmet Altan
Star
'Ayılara karşı AB'
Hasan Celal Güzel
Radikal
Erbakan'ın affı ve haksız polemik
Tamer Korkmaz
Yeni Şafak
"Fak-Fuk-Fon ya da kısaca JİTEM!"
Perihan Mağden
Radikal
Bebeğe kitap okumak
Akif Emre
Yeni Şafak
Afrika bizim neyimiz olur?
Serdar Akinan
Akşam
Müşerref gitti? Gelen ne?
Mustafa Erdoğan
Star
Üniversite enflasyonu mu?